05 Eylül 2008 Cuma
ÜYE GİRİŞİ
38.103.63.59
İsim
Şifre
Kayıt formu
DÖVİZ KURLARI
USD YTL
EURO YTL
İÇİNDEKİLER
 Vizyon

Sarf Uyumluluk Tabloları

Arızalı Ürünüm Var

NOYA Ev Ofis ©2003
Son Kod Güncellemesi  01.08.2008
Tic. Sicil No. : 502700/450282
Meslek Kodu : 28
NACE Kodu : 62.09.01
CSS denetimi başarılıdır.



NOYA Ev Ofis, Temmuz 2003 yılında kurulan bir şahıs firmasıdır. Ünvanından da anlaşılacağı gibi tüm faaliyeti evden yürütülmektedir ve dükkân tarzında çalışmamaktadır.

Ev kullanıcılarına ve kurumlara bilgisayar ( masaüstü ve taşınabilir ), bilgisayar çevre birimleri ( yazıcı, tarayıcı, fax, kesintisiz güç kaynağı ), ağ kurulumu, bilgisayar yazılımı, web hizmetleri, teknik servis ( güncelleme, bakım, onarım ) gibi bilişim sektörüne yönelik ürün ve hizmetlerin satışı ana konular olup tüm ürün ve hizmetler doğrudan müşterinin yerine götürülmektedir.

Müşterinin en az zamanı ve emeği harcayarak isteklerine ulaşmasını sağlamak ana hedeftir.

“Neden ev ofis ?" sorusunun cevabı ise aşağıda özetlenen kriterlerin yorumlanmasındadır :

a) Dinginlik - işe yoğunlaşma : Her sabah belirli bir saatte işyerinde olmak, işyerine ulaşabilmek için trafikte kaybedilen zaman ve yıpranan sinirler, çalışma arkadaşlarıyla ilişkilerde yaşanan irili ufaklı sorunlarla boğuşmak gereği...Zihinsel ve fiziksel güce olumsuz etki yapan bu faktörlerin kişinin sükûneti, zindeliği ve bunlara bağlı olarak verimi (işe yoğunlaşmayla doğru orantılıdır) üzerindeki olumsuzlukları, sabah yataktan kalkıldığı sırada sahip olunan dinginliği yok etmektedir. Gerginliğin de dinginliğin de doğrudan müşteriye yansıdığını unutmamak gerekir.

b) Düşük maliyet - uygun satış fiyatı : Ev-işyeri arası ödenen ulaşım masrafları... işyerinin kirası, vergileri, bakım giderleri... işyerinde çalışanların ücretleri, vergileri, sigortaları, yol ve iaşe giderleri... Uzun lafın kısası satış olsa da olmasa da ödenmek zorunda olan sabit giderler. Hangi işveren bu sabit giderlerini maliyet olarak sattığı ürüne / hizmete yansıtmaz ki? Zaten yansıtılması ekonomik gerek değil midir? Maliyetin yükselmesi ya satış fiyatını yükseltir veya satış karı oranını azaltır. Yüksek satış fiyatı müşterinin, düşük kâr satıcının keyfini kaçırır.

c) İyi hizmet - karşılıklı mutluluk : Gerek dinginlik gerekse maliyet maddelerindeki dezavantajların işletme sahibine yükledikleri, hizmette etik taşmalarını getirmektedir. Zihinsel ve ekonomik bu dezavantajlar ne kadar fazla ise üretilen hizmetin kalitesi de o kadar düşüktür. Neden önemlidir hizmet ? Çünkü günümüz piyasalarında kaç ürün vardır ki tek elden dağıtılsın ve rakipleri olmasın ? O halde mal satmanın ötesinde, tercih nedeni olabilecek, hizmetin de üretilmesi gerekir. İyi hizmetin etik taşmalarına tahammülü yoktur. Etik taşmasını önlemenin yolu da karar merkezini baskı altında tutmayan şartların yaratılmasıdır. İş ahlakına uyan hizmet satıcıyı da alıcıyı da mutlu eder.

Gerek toplumsal gerek ekonomik yaşantıda olayları, dolayısı ile de geleceği belirleyen çok önemli bir parametre var : İNSAN. Bu parametrenin davranışı üç aşamanın sonucudur...Kültürü ile algılar, beyni ile düşünür, uzuvları ile hareket eder. Yaşadığımız sürece defalarca "değiştir bu kafayı" deriz. Aynı söylem belirli dönemlerde yönetenlerin de ağzındadir, medyadan izleriz : "zihniyet değişmeli." Tamam da nasıl anlaşılır ki avamın "kafa", resminin "zihniyet" olarak tanımladığının değiştiği ? Evet, davranışlardan anlaşılır. Ana babanın çocuğuna, öğretmenin öğrencisine, devlet memurunun vatandaşa, satıcının müşteriye, işverenin işçisine nasıl davrandığına bakılarak anlaşılabilir. Ülke geneline baktığımızda “yıllar, kurumlar ve teknoloji insan faktörünün olumsuzluklarını etkisizleştirememiş” dersek yanılmış olur muyuz ? Değişebilmek için de kendimizi eğitmeli, bilgiye kolay ulaşabilir duruma gelmeliyiz.

Tesbitlerimde yanılmadığımı düşünerek soruyorum : "Değişmek için neyi bekliyoruz ?"
... ve kısaca kendimi tanıtıyorum :

1954 Ankara doğumluyum. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi 1977 mezunuyum. 1986 yılına kadar muhasebecilik yaptım. Bilgisayarla tanışmam muhasebecilik mesleğimin sonu oldu.1987-1999 arasında bilgisayar sektöründe ithalatçı bir şirkette satış müdürlüğü ve genel koordinatörlük görevlerinde bulundum. 1999-2002 döneminde Türkiye çapında toptan bilgisayar çevre birimleri ve sarf malzemeleri dağıtıcısı bir şirkette satış ve pazarlama müdürlüğü yaptım.


İzninizle Mevlana’nın bir sözü ile bitirmek istiyorum :

“Ne kadar bilirsen bil söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.”

Sağlıcakla,